KEBERE ÜRETİM ŞEKLİ

 Ancak kebere tohumlarında doğal çimlenme oranı (%0-16) çok düşüktür (Söyler ve Arslan 2004). Orphanos (1983). Çimlenme probleminin ortadan kaldırılması için yapılan çalışmadan elde edilen sonuç şudur.  Capparis spinosa L. türünde tohumlar +7 ◦C de ön üşütme yapıldıktan sonra GA3 + KNO3+ tohum kabuğunu delme muamelesi uygulanmış ve sonra çimlenme dolabına alınmış, dolapta sıcaklık 20 ◦C de 12 saat karanlık 12 saat ışıklı ortamda bir ay süreyle çimlenmeye alınmış, neticede % 28 oranında çimlenme elde edilmiştir(Arslan ve Söyler 1999). Başka bir araştırmada C. spinosa L. tohumlarına 10-15 dakika H2SO4muamelesi ile birlikte 500 ppm GA3 uygulanmış ve 10-30 ◦C sıcaklık ortamında 37.5 oranında çimlenme elde edilmiştir.  (Macchia and Casano 1993). Diğer bir çalışmada C. ovata Desf. tohumlarında değişik kombinasyonların uygulanması ile daha yüksek oranda çimlenmeler elde edilmiştir (Söyler ve Arslan 2004). Çimlenme ve canlılığın düşük olmasının tohumun olgunluğu ile ilgili olabileceği de belirtilmektedir (Barbera 1991). Tohumların tamamen olgunlaşmamış meyvelerden alınması, seri ve kuru yerde muhafaza edilmemesi buna neden olabilmektedir.    

           Tohumla üretim: Keberenin üretimi genellikle tohumla olmaktadır. üretimde kullanılacak fide yastığı eşit oranda yanmış koyun gübresi, orman toprağı ve yıkanmış dere kumundan oluşan harçla hazırlanmaktadır. Fide yastıkları 10-15 cm yükseklikte düz veya 15-20 cm aralıklarla 8 cm derinliğinde açılacak karıklar şeklinde hazırlanmaktadır (Özer 2005). Ekim yapmadan önce çimlenmeyi arttırıcı işlemler yapılması tavsiye edilir. Genellikle M2 ye 1,5-2 g tohum kullanılmaktadır (Kara ve ark 1996), Fide yastıklarında yabancı otlarla mücadele etmek ve mantari hastalıkların gelişmesini önlemek için süzgeçle sulama yapılmalı gerekli olduğunda yastıkların üzeri plastik örtü ile kaplanmalıdır. Tohumlarda çimlenme ekimden sonra 9-12 gün sonra maksimum seviyeye ulaşmakta, ancak bundan sonra çimlenme hızında bir düşüş görülsede çimlenme bir ay kadar daha devam etmektedir (Söyler ve Arslan 2002). Bitkiler 3-4 yapraklı hale geldikten sonra seyreltilmelidir. Ekim zamanına kadar fielerin boyu 10-15 cm. ye kadar ulaşması gerekmektedir (Kara ve ark. 1996).

           Çelikle üretim: Kebere üretiminde odunsu, yarı odunsu veya otsu çelikler kullanılmaktadır. Çelikler ya yaprak döküldükten sonra  Yani ekim -kasım aylarında alınmakta ya da Sonbahar budamasından sonra elde edilen çelikler şubat-nisan aylarında tarlaya dikilmektedir. Otsu çelikler ise mayıs ayında alınmalıdır. Kebere kolay köklenebilen bir bitki olmadığından yeterli köklenme sağlamak için aşağıdaki önlemler alınmalıdır.

Köklendirme ortamında yeteri kadar nem bulunmalıdır.

Çeliklerin belli kalınlıkta olmasına dikket edilmelidir. Örneğin; İspanyol üreticiler 5 mm’den daha kalın çelikler tercih etmektedirler. Öte yandan, kalınlığı 15 mm’nin üzerindeki çeliklerde ise % 55 e varan köklenme sağlandığı bildirilmektedir. (Kara ve ark. 1996)

Köklendirme yapılacak ortamın dezenfekte edilmesi önemlidir. C. ovata Desf. türünde değişik ortamlarda yapılan köklendirme çalışmalarında en iyi sonuç (%37) kum ortamından elde edilmiştir (Söyler ve Arslan 2002).

Yeşil sürgün ucu çelikler Indol Butirik Asit (IBA), Indol Asetik Asit (IAA), Naftalen Asetik Asit (NAA), değişik dozlarda muamele edildiğinde köklenme artmıştır. Bu büyümeyi düzenleyicilerle yapılan muamelelerde en yüksek köklenme  Nisan ayında alınan sürgün ucu çeliklere 500 ppm IAA in 12 saat süreyle uygulanmasıdan (%41)köklenme elde edilmiştir. NAA in 500 ppm doz uygulamasından % 29 oranında köklenme elde edilmiştir (Söyler ve Arslan 2002). Yapılan diğer bir araştırmada 2000 ppm NAA uygulamasından % 83 oranında bir köklenme elde edilmiştir.

Bitkilerden çelikler bölgelere göre Nisan ve Mayıs aylarında alınmalıdır. Daha sonraki aylarda alınan çeliklerde köklenme oranı düştüğünden çelik alma zamanı geciktirilmemelidir (Söyler ve Arslan 2002). İlkbaharda gözlerin sürmesinden sonra alınan otsu-yeşil çeliklerde köklenme oranı ortalama % 60 iken, ağustos-eylül aylarında köklenme oranı % 30 u geçmediği belirlenmiştir (Kara ve ark. 1996).Doğada istenen özelliklerde tiplere rastladığımızda çelikle çoğaltma tercih edilmelidir. Aksi takdirde tohumla çoğaltma daha ekenomik ve uygundur (Söyler ve Arslan) 

           Aşı ile üretim: Bu yöntemde 4-5 cm uzunlukta, üzerinde en aziki göz bulunan ve anaçla aynı kalınlıkta kalemler kulanılmaktadır. aşılama işlemi fidanlıkta ya da fidanlıkta yapılmaktadır. Fidanlıkta genellikle yarma işlemi uygulanmakta olup, kalem anaca yerleştirildikten sonra aşı yeri bağlanarak desteklenmekte ve yaklaşık 20-30 gün sonra köklenme ve sürme başlamaktadır. Bu zamana kadar, kurumayı önlemek için tüm bitki ya toprağagömülmeliya da plastik tünelde muhafaza edilmeli. Tarla koşullarında ise, bir bitkinin birkaç sürgününde aynı zamada ve aynı şekilde aşılama yapılmaktadır. Bu durumda birkaç cm uzunluğunda 4-5 sürgün kullanılmakta ve rekabeti önlemek için diğerleri kesilmekte (Kara ve ark. 1996) 

         Diğer üretim yöntemleri: Doğal olarak yetişen bitkiler alınıp tarlaya dikilebileceği gibi olgun bitkilerden kök parçaları ile de çoğaltma yapılabilir. Dinlenme dönemindeki anaç bitki, her biri kök ve tomurcuk taşıyan çok sayıda parçaya ayrılmaktadır. Bu yöntem sınırlı sayıda materyale ihtiyaç duyulduğunda uygulanmaktadır (Kara ve ark. 1996)Ancak en güvenli üreti yöntemlerinden biridir. 


 Okunma Sayısı : 128         10 Mart 2017